Güzel bir fikir içermeli.
Anlaşılır olmalı.
İnceden inceden bazılarına dokunmalı.
Tarzı belli olmalı.
Abartılı olmalı.
Eleştirel olmalı.
Mizah içermeli.
Düşündürmeli.
Güldürmeli.
Bilgilendirmeli.
Haber vermeli.
Karikatür: Bir eylemi, olayı, eleştiriyi görsel olarak birazda abartarak resmetmektir aslında. Karikatür kısaca; fikir verir, düşündürür ve en önemlisi bunları yaparken güldürür.
Türkiye’de “karikatür” denince hemen hemen herkesin aklına “
Yiğit Özgür” gelmektedir. Karikatürün geçmişine baktığımızda yazılı basının gelişmesine bağlı olarak ilerlediğini görebiliriz. Baskı teknikleri ve teknolojini ilerlemesine bağlı olarak günümüze kadar gelmiştir.
Daha çok batı etkisi altında gelişme gösteren karikatür sanatının Türk insanın yapısına inanılmaz uyduğu söylenebilir.
Osmanlıda
ilk karikatür 1867 yılında yayımlanmış, 1870’de de ilk karikatür dergisi “Türk Gülmece” yayın hayatına başlamıştır. Daha sonraları baskıcı yönetim yüzünden bu tür yayınların çıkması engellenmiştir.
Karikatürün sadeliği, kendine özgü öğreticiliği herkes tarafından benimsenmiş ve bir dışa vurum aracı olarak özellikle gençler tarafından kabul
görmüştür.